Zeki Çol - Rusya'dan sevgilerle...
Şimdi otoyola çıktı Fenerbahçe. Bağlantı yollarında kâh kasise düştü.. kâh hız kesti... kâh vites yükseltti. Ve gerçek kalitesini yansıtacağı kulvara, pek de zorlanmadığı Moskova virajını dönerek girdi. Bu kulvardaki yarış, kuşkusuz çok daha zor. Yarışçılar çok daha donanımlı. Ama Fenerbahçe de zaten bu yol için modifiye edilmedi mi?
Aslına bakarsanız, Lokomotiv, Kadıköy'de raydan çıkmıştı. 2-0 Fenerbahçe için çok büyük bir avantajdı. Ve bu kadro yapısıyla Rus ekibinin rövanşı geçmesi çok zor olacaktı. Baskı uygulayarak başlasa, Fenerbahçe top kazanıp öne her hızlı çıkışında tehdit oluşturacaktı. Atak ve tempolu oynasa, daha kreatif oyunculara sahip, üstelik de daha oturmuş oyun yapısıyla avantaj yine Fenerbahçe'de olacaktı. Çok akıllı bir oyun planıyla başladı Lokomotiv Moskova. Haddini bilerek... Disiplini ihmal etmeyerek... Düşük tempoda ve kontrollü bir oyunla Fenerbahçe'yi açıkçası uyuttu. Rakibin bu stratejisi, biraz da işine geldiği için Fenerbahçe de o oyuna ayak uydurdu. Arada bir Volkan'ın taşıdığı toplarla cılız tehditler de oluşturdu. Ancak devre biterken istediğini gerçekleştiren Lokomotiv Moskova oldu. Bir dış şut, Fabiano'dan bir hatalı sektiriş ve hemen orada bitiveren Samedov'la gelen gol.
İkinci yarının başlarında tedirgin bir Fenerbahçe vardı sahada. Galibiyet için gelinen Moskova'da, bırakın o ana dek ciddi bir pozisyon üretmeyi, bir de yenik duruma düşülmüştü. Nani çok kötüydü. Van Persie etkisizdi. Gökhan Gönül sakatlanıp çıkmıştı. Bir tek Volkan'ın çabalarıyla hücumda bir şeyler yapılmaya çalışılıyordu. O çabalardan birinde 60'ta van Persie'ye net bir pozisyon hazırladı Volkan. Ama oyunun verimsizlerinden van Persie o noktada topu auta attı.
Lokomotiv Moskova stratejik uyutmaya devam ederken, 71'de 2-0'ın eşiğinden döndü. Bereket Samedov'un açısı dardı ve Fabiano o açıyı iyi kapatmıştı.
Sonra hamleler başladı oyunda. Lokomotiv Moskova Skuletiç'le çift forvete döndü. Fenerbahçe Kadlec'i oyuna alarak ve savunmayı güçlendirerek o hamleye cevap verdi. 80'de nihayet Pereira da tahammül sınırlarının sonlarına geldi. Alper'i hücuma taze kuvvet olarak gönderdi. Nani'ye de ‘yanıma gel' dedi. O değişiklik neyi getirdi biliyor musunuz Fenerbahçe'ye? Mehmet Topal'ın o çok şık golünü. Çıkana dek duran topların neredeyse tümünü Nani kullanmıştı. Ve o topların hepsi rakibe gitmişti. Hasan Ali, sağdan yaptığı korner atışında topu ön direğe gönderdi. Mehmet Topal da aşırtma bir kafa vuruşuyla ikinci direkten içeriye.
Tedirginlik bitmiş, tur gelmişti. Fenerbahçe için artık yeni bir yolculuk başlıyordu. Umutla baktığımız, heyecanla beklediğimiz, zirveyi istediğimiz, kim bilir sonunda belki de zafer şarkılarının söyleneceği tarihî; bir yolculuk.