Necati Kola - Tur operatörü Topal
Türk takımları, futbolcularının çoğu ve teknik direktörü yabancı olmasına rağmen, ilk maçı rahat kazandıktan sonra ikinci maçı çantada keklik görme hastalığından bir türlü kurtulamıyor. Dünkü Lokomotiv Moskova-Fenerbahçe maçında bu hastalığı bir kez daha gördük.
Kadıköy'deki ilk maçı doğru bir kadro, güzel bir oyun ve 2-0 gibi net sayılabilecek bir skorla rahat kazanan Sarı-Lacivertli takım, rövanşın da benzer bir şekilde geçeceği zannına kapıldı. Doğrusu stattaki atmosfer ve ev sahibi ekibin umutsuz görüntüsü, bu zannı daha da büyüttü. Muhtemelen Moskova trafiğine takılan taraftarlar, tribünleri boş bırakmıştı. Maç başladıktan sonra tribünler yavaş yavaş dolmaya, maça ısındıkça Lokomotiv de sinsi sinsi hareket etmeye başladı.
Atağa kalkmakta ve Van Persie'yi topla buluşturmakta zorlanan Fenerbahçe'nin Volkan Şen ve Ozan Tufan'ın uzaktan şutlarıyla gol bulmaya çalıştığı ilk dakikalarda Lokomotiv daha organize ataklar geliştirdi. Bunlardan birinde bulduğu gol ofsayt gerekçesiyle sayılmadı ama pozisyon ofsayt değildi. Gol geçerli sayılsa maç F.Bahçe için daha da zor geçebilirdi.
F.Bahçe etkisiz kaldıkça ve atağa kalkarken kaptırdığı toplar kalesine tehlike olarak döndükçe Rus temsilcisi daha da ümitlendi. Başlarda sinsice ataklar geliştiren Lokomotiv, özellikle ilk yarının sonlarından itibaren açık açık saldırmaya başladı. Yine de ilk yarının golsüz bitmesi beklenirken ikram kaleci Fabiano'dan geldi. Geri pası iyi uzaklaştıramayan ve topu yerden orta sahaya gönderen Brezilyalı eldiven, Fernandes'in organizatörlüğünde gelişen karşı atakta Samedov'un golüne engel olamadı.
Volkan Şen'in güzel oyununa ve çabalarına karşı Nani'nin aynı ölçüde etkisiz kaldığı maçın ikinci yarısı da benzer oyun anlayışıyla başladı. Dakikalar ilerledikçe F.Bahçe orta sahayı geçmekte zorlandı. Van Persie ikinci yarıda birkaç kez topla buluşabildi. Bunlardan birinde kafayla golü bulabilirdi ama vuruşu etkisiz kaldı.
Ozan Tufan-Kadlec değişikliğiyle şaşırtan Vitor Pereira, Nani-Alper Potuk değişikliğinde ise çok geç kaldı. Üretkenliği neredeyse sıfır olan Nani'nin çok daha önce çıkması gerekiyordu. Lokomotiv'in ikinci golü aradığı son çeyrekte sevinen, çok ilginç bir golle F.Bahçe oldu. Hasan Ali'nin kornerden gönderdiği topu arka direğe aktarmak isteyen Mehmet Topal, sarı-lacivertli formayla Avrupa kupalarındaki ilk golünü attı.
Velhasıl F.Bahçe, Türkiye'ye turistik turları yasaklayan Rusya'dan zor da olsa sportif turla ayrılmayı başardı. Bu sonuca, F.Bahçe kadar Türk futbolunun da ihtiyacı vardı.