Yetim Peygamber'e annelik yapan Hz. Fatıma
Peygamber Efendimiz, daha doğmadan babasını, altı yaşında da annesini kaybetmiş, öksüz ve yetim bir çocuk olarak dedesinin himayesinde kalmıştı. Dedesi Abdülmuttalib de vefat edince onu amcası Ebu Talib evine aldı. Amcasının eşi Fatıma, Peygamberimiz'e büyük bir muhabbet duyuyor, kendi çocuklarından fazla ilgileniyordu. O'nun yalnız kalmış olması kalbini burkuyor, şefkatini ziyadeleştiriyordu.
Hz. Fatıma binti Esed, Peygamberimiz'in bakımında çok titizlik gösteriyordu. Kendi çocuklarından önce O'nu doyurur, sevmediği bir yemek olursa başka bir şey hazırlardı. O'nun bulunduğu sofrada yemek az da olsa bereketlendiğini ve herkese yettiğini fark etmişti. Efendimiz, İslâm'ı tebliğ etmeye başladığında amcası Ebu Talib, kavmini karşısına almaktan çekinerek ‘Lâ ilâhe illallah' dememişti ama eşi risaleti kabul eden ilk Müslümanlardan oldu.
Yetimin hakkını gözetirdi
Hz. Fatıma binti Esed, Allah ve Resûlü'nü çok sevmesinin yanında, yine Allah rızası için yetimin hakkını gözetmiş, anne şefkatiyle sarıp sarmalamış, çevresine de hep iyilik ve huzur yaymış saliha bir kadındı. Onun yolunda yürüyen, ona benzeyenler, yetim bir Peygamber'e sahip çıkar gibi çevresindeki yetimlere kol kanat gerenler, kabirde cennet elbiseleri giymeye aday demektir. Allah Resûlü yan yana duran iki parmağını gösterip de “Ben ve yetime sahip çıkanlar mahşer günü işte böyle yakın olacağız.” demiştir.
‘Sen, annemden sonra annemdin'
Hz. Fatıma binti Esed, Hicret'in dördüncü yılında Medine'de vefat etti. Efendimiz bu ayrılıktan dolayı çok hüzünlenmiş, “Bugün annem vefat etti.” buyurmuştu. Cenaze namazını kılarken yetmiş tekbir getirdi. Defnedileceği kabir kazıldıktan sonra önce kendisi girip yanı üzerine biraz uzandıktan sonra onu indirtti. Hz. Ömer “Ya Resûlallah, seni bu yaptığını başkasına yaparken görmedik.” diye merakını ifade edince Efendimiz şunları söyledi: “...Ebu Talip'den sonra bu kadıncağız kadar bana iyiliği dokunan bir kimse olmamıştır. Ona cennet elbiselerinden giydirilsin diye gömleğimi kefen olarak giydirdim.”
Gelini Hz. Fatıma ile aynı evde yaşadı
Allah Resûlü Medine'ye hicret edince Hz. Fatıma binti Esed de hicret etti. O saliha bir kadındı. Allah Resûlü onun evine ziyaretine gider, bazen öğlen vakti orada kısa süre uyurdu. Annesi gibi sever, hürmet ederdi. Hz. Fatıma binti Esed'in hayatında en büyük mutluluklarından biri de Efendimiz'in kızı Hz. Fatıma'nın, oğlu Hz. Ali ile evlenmesiydi. Hatta Fatıma annemiz ile aynı evde yaşamış, ömrünün son demlerinde torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i sevmek de nasip olmuştu.
Şemsinur Özdemir'in Ailem Dergisi'ndeki yazısı için tıklayınız..