Sevgi Akarçeşme - Düşmanları Türkiye'yi kötü gösteriyor!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılı Yaşam Memnuniyeti Araştırması'na göre mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı 2015 yılında yüzde 56,6 olmuş.
Üstelik, geçen yıla göre yüzde 0,3 artmış bile! Herhalde içinden geçtiğimiz görülmemiş haksızlık devrini düşününce az da olsa bir artış olmasına siz de şaşırdınız. Koca devlet kurumu milyonlarca insanı kandırmaya kalkmayacağına göre milletimiz halinden memnun olmalı!
Peki öyleyse tam da aynı günlerde Uluslararası Af Örgütü (AI) neden yıllık raporunda Türkiye'ye Zaman'ın manşetinde dün gördüğünüz gibi kırmızı kart gösterdi? Rapor, özetle Türkiye'de insan hakları durumunun haziran seçimlerinden bu yana ciddi biçimde kötüye gittiğini anlatıyor, hükümetin özellikle medya üzerindeki baskısından somut örnekler vererek bahsediyor. Mehmet Baransu'dan Can Dündar'a, Bugün TV'ye el konulmasından sözde terör soruşturmaları ile medya kurumlarının görülmemiş biçimde susturulduğuna dikkat çekiyor. AI, kapsamlı raporunda terör örgütlerinin şiddetine de, mesela savcı Mehmet Selim Kiraz'ın DHKP-C tarafından rehin alındıktan sonra öldürüldüğünü de yazarak yer veriyor. Genel tabloya bakıldığında Türkiye açısından alarm verici bir tablo ortaya çıkıyor.
Yoksa yine o görülmeyen, duyulmayan, ama varlığı sadece havuz medyası tarafından hissedilen ‘üst akıl' mı devrede? Ya da Türkiye'nin dış düşmanları yine yememiş içmemiş, içerideki işbirlikçileriyle Türkiye'yi kötü göstermeye mi çalışmış?
Gelin isterseniz AI'nın 2015 raporunda tek tek ele alınan ülkelerden bazıları ile ilgili bulguları kısaca okuyalım. Önce adaletsizlikleri bizim yöneticiler tarafından da aylarca meydanlardan duyurulan ve geri kalmış bir ülke olan Mısır'la ilgili itiraz kabul etmeyecek değerlendirmeye bakalım: Yetkililer ifade ve toplantı özgürlüğünü keyfice kısıtladı. Mahkemeler adil olmayan yargılamalar sonucu yüzlerce idam cezası verdi.
Peki İran'la ilgili şu sonuca kim itiraz edebilir? Muhalefet dile getirenlere karşı ifade özgürlüğü ciddi biçimde kısıtlandı. Gazeteciler, insan hakları savunucuları tutuklandı.
“Herhalde bu ‘gavur' AI, Müslümanları hedef aldı” diyebilecek zihniyeti duyar gibiyim. Merak etmesinler, AI raporunda Müslüman olmayan ve gelişmiş ülkelere de bol bol düşmanlık (!) yapılmış. İşte birkaç örnek:
Danimarka: Tecavüz vakalarında cezasızlık devam etti, yurtdışı operasyonlarda hak ihlali yapmış olabilecek askerlerle ilgili soruşturma kapatıldı.
Fransa: 4 bin Roman zorla evlerinden çıkarıldı. 5 bin göçmen Calais'de zor şartlarda yaşamaya çalışıyor.
Almanya: Polisin insan hakları ihlallerini araştırmadaki aksaklıklar devam etti. Göçmenlere yönelik nefret suçlarında keskin artış oldu. İşkenceyi önleme birimleri yeterince kaynak alamadı.
Hollanda: Polis, etnik fişleme yapmaya devam etti, göçmen merkezlerinde tecrit uygulandı.
İngiltere: Gözetleme, kişisel bilgilere erişim kanunlarına karşı eleştiriler hız kazandı. Kuzey İrlanda'daki soruna bağlı olarak ölümleri araştırma konusunda yetersiz kalındı.
ABD: CIA'in gizli gözaltı merkezlerinde işlenen suçlar konusunda hesap veren bir mekanizma oluşturulmadı. Guantanamo'da onlarca insan süresiz gözaltında kalmaya devam etti. Polisin (Taser ile) aşırı güç kullanması sonucu 43 kişi hayatını kaybetti. 80 binden fazla hükümlü hapishanelerde yetersiz fizikî; ve sosyal yoksunluk içinde kaldı.
Hal böyleyken, yani bu tarz ‘watch-dog' kurumlar tüm ülkeleri denetlerken AI'nın Türkiye konusundaki eleştirileri ‘Türkiye'nin düşmanları ülkemizi kötü göstermeye çalışıyor' masallarıyla geçiştirilebilir mi? Bu şekilde ancak havuz medyası seyircisi kandırılmaya devam edilir, o da birilerine yetiyor zaten…