Bakan Fidan: Tek çıkış yolumuz diplomasi
Fidan, bunun aslında çok daha derin bir çöküşün sonucu olduğu değerlendirmesini yaparak "Çünkü çöküş dediğimizde uluslararası sistem vicdani pusulasını kaybetmiş durumdadır ve meşruiyet noktasında da sıkıntı yaşamaktadır" diye konuştu.
Krizlerin bunun ardından geldiğini belirten Fidan, kurumların artık güvenliği sürdüremediği bir noktaya gelindiğini, gerilimlerin önlenemediğini ve barışla ilgili sorunlarla karşı karşıya kalındığını ifade etti.
Hakan Fidan, uluslararası sistemin hala yetkinliği olup olmadığı meselesine bakılması gerektiğini belirterek bunun adalet, öngörülebilirlik ve güven noktasında değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.
Küresel yönetimin artık fonksiyonel ve sürdürülebilir olmadığının görüldüğünü aktaran Bakan Fidan, bunun bir gecede olmadığı mesajını verdi.
Birçok aktörün jeopolitik anlamda rahat oldukları konfor alanlarını artık "kaybettikleri" tespitini yapan Fidan, kendi kendine hizmet eden bir statüko ile karşı karşıya olunduğunu ancak bu illüzyonun artık yıkılmış duruma geldiğini söyledi.
Fidan, "Rahat bir şekilde adil olmayan sistemden yararlananlar, şimdi nihayet tam da kendi kurdukları bu yapının sonuçlarını görmekteler" diye konuştu. Sisteme daha net sorular sorulmasının önemine değinen Fidan, sorulardan örnek vererek bunların gerçek çatışma sahalarından çıktığını belirtti.
Bölgedeki mevcut durum
Fidan, "İsrail'in yarattığı gerilimlerle aslında daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz." ifadesini kullanarak Ankara'nın, bölge ülkelerini ciddi bir çatışmaya sürükleyecek her türlü duruma karşı olduğunu bildirdi.
İran'ın girişimlerinin de Körfez bölgesini etkilediğine dikkati çeken Fidan, "Net bir şekilde ifade etmemiz gerekiyor ki bu, İsrail'in savaşı değil aslında tek başına. Bütün dünya bunun bedelini ödemekte ve jeopolitik ve ekonomik sıkıntılar giderek artmakta, çok ciddi seviyeye ulaşmakta" ifadelerini kullandı.
Fidan, Türkiye'nin ilk günden itibaren "tehlikeli tabloyu" gördüğünü belirterek savaşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "siyasi bekası" için yürütüldüğü tespitini yaptı.
Fidan, yakın zamanda bölge ülkelerine yaptığı ziyaretleri anımsatarak buralarda bir dayanışma ortaya koymaya çalıştıklarını ve devam eden çatışma ile İsrail'in genişleyici politikalarına karşı da durulduğunu ifade ettiklerini söyledi.
Özellikle Lübnan'a yönelik bu çabaların daha operasyonel hale getirilmesi hususunda üst düzey diyalog sürdürmeye çalışıldığını aktaran Fidan, "Buradaki amacımız eyleme geçirilebilir adımları atmak ve bu çatışmanın bir an önce sona erdirilmesini sağlamak. Bu anlamsız savaşın bitmesi gerekiyor ki daha fazla büyümesin, daha fazla yayılmasın ve küresel ekonomi daha fazla geri dönülemez şekilde hasar almasın" diye konuştu.
Fidan, süreçte diyalog kanallarının açık olması gerektiğini anımsatarak sonuç odaklı bir müzakere sürecinin "hızlı şekilde başlaması" gerektiğini vurguladı.
Barış'a doğru giden yolda yürümeye çalışılırken Netanyahu'nun fundamentalist ve farklı yaklaşımlarının tekrar ortaya koyulmasına izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Fidan, "Çok uzun bir süre boyunca biz bu tasarlanmış kaosu yaşadık. Burada uzun süren çatışmaların bu şekilde tasarlanması bölgeyi zayıflaştırmakta, bölmekte veya savunmasız hale getirmektedir" ifadelerini kullandı.
Böyle anlarda netlik ve sağduyu gibi kavramların çok önemli olduğunu söyleyen Fidan, Türkiye'nin, her türlü diplomatik aracı seferber etmek niyetinde olduğunu dile getirdi.
"Enformasyon bir savaş alanı"
Enformasyonun da bir savaş alanı olduğunu ve anlatıların hayati değer taşıdığını söyleyen Fidan, anlatıların algıları yönlendirmeye, gerçekleri değiştirmeye ve hakikati yanıltmaya çalıştığına dikkati çekti.
Haber manşetlerinin aldatıcı olduğuna ve çifte standarda dayandığına işaret eden Fidan, "Yasal olmayan istilalar her zaman bizim karşımıza manşetlerde çıkmakta ve buradaki vahşet aslında bir nevi 'meşru öz savunma' olarak ifade edilmekte" dedi.
Fidan, fabrikasyon manşetlerin farkına varan küresel kamuoyunun artık bu anlatılarla manipüle edilemediğinin altını çizerek propaganda makinesinin kendi adaletsizliğini yayma çabasında olduğunu kaydetti.
Ahlaki vicdan ve yeni dijital ekosistem
"Filistin davası noktasında küresel ve ahlaki vicdan giderek büyümekte ve toplumlar arasında, jenerasyonlar arasında ve politik sınırları aşarak gelişmekte." diyen Fidan, ortak vicdanın bastırılamayacağını vurguladı.
Fidan, küresel anlatının şekillendirilmesinin sadece söylenenden ibaret olmadığı, aynı zamanda nasıl ve nerede söylendiğiyle de ilgili olduğunu dile getirerek birkaç nesil içerisinde geleneksel yayıncılıktan dijital ekosisteme geçildiğini söyledi.
Veri üretiminin çok büyük bir şekilde hızlanmasının önyargılı ve zararlı içeriğin yayılmasına yol açtığını belirten Fidan, ancak sağlıklı veri yayılması ve dağıtılmasıyla dayanıklı ve dirençli bir toplumun var olabileceğini ifade etti.
Dışişleri Bakanı Fidan, Büyük Selçuklu Devleti Veziri Nizamülmülk'ten alıntı yaparak söz ve düşüncenin ulaşabileceği yerin sınırsız olduğunu vurguladı.
Fidan, dışarıdan ve geçmişten gelen modellerin bölgeye empoze edilmesine karşı uyarıda bulunarak, kısa vadeli hesaplardan ziyade uzun vadeli sonuçlara bakılması gerektiğini söyledi.
Bir şeyi yıkmanın hemen gerçekleşebileceğini ancak yeniden inşanın uzun zaman alacağını dile getiren Hakan Fidan, "Bu nedenle de bölgesel anlamda koordinasyonun derinleştirilmesi önemli. Bizim bölgemiz, biliyoruz ki artık asla eskisi gibi olmayacak, aynı olmayacak. Son dönemdeki çatışmalar halihazırda bölge içerisindeki dayanışmayı etkilemiştir" diye konuştu.
Bakan Fidan, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın mevcut güvenlik düzenlemelerini etkilediğinin altını çizerek "Hepimiz güvenlik anlamında sorumluluğumuzu bölgemizde almak durumundayız. Çünkü bizler birlikte refaha ulaşabiliriz, eğer barış ve istikrar varsa... Ancak yoksa hepimiz birlikte zarar görürüz ve bundan bu muzdarip oluruz" dedi.
Bölgenin dış müdahalelere karşı hassas olmaması gerektiğinin altını çizen Fidan, "Çünkü bu örüntü her 20 yılda bir tekrarlanan bir hale gelmiş durumda. Bunu da ortak bir vizyonla ve birlikte yürüttüğümüz çabalarla gerçekleştirebiliriz ve bunu da bölgemize sahip çıkarak yapabiliriz" ifadelerini kullandı.
Fidan, gerilimleri geride bırakarak işbirliğini bölgedeki herkesin yararına olacak şekilde yürütmek gerektiğini söyleyerek Türkiye'nin bu ortak vizyonu bölgesel dayanışma bağlamında sürdürme taahhüdünü devam ettirdiğini kaydetti.
İran-ABD görüşmelerinde bir aşamaya gelindi
Dışişleri Bakanı Fidan’dan Körfez ülkelerine uyarı: İsrail'in oyununa gelmeyin